SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
MARKA TESCİL BELGEMİZ

Kullanıcı Adı
Şifre
Beni Hatırla
Üye Ol Şifremi Unuttum
SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ


AVCILIĞIN YAZILI OLMAYAN KURALLARI VE ALTIN OĞÜTLER

(1)-Avcı yanında bulunan kişileri kırmamalı ve kırgınlığı icap ettiren ne bir kumar ,bahis,iddia ve de bunlara sebep verecek menfaatlerin açılmasına sebep vermemelidirBilhassa dedikodu şiddetle muzur''dur(Çıkabilecek bir tartısma tatsız sonuclar dogurabilir)
(2)-Avcı hiçbir zaman yanındaki veya karşılaştığı kişileri gereksiz inciltici şakaları ile kırmamalıdır
Avcı bilmelidir ki dünyada en ağır ceza azap ızdırap ve vicdan azabıdır
(3)-Bir avcı ziraat'' in fahri yardımcısıdır
(4)-İlk tüfekte avını vuramıyan bir avcı dinlenmeden ve rahatlamadan diğer bir ava ateş etmemelidir
(5)-Sizin için hayatını çürüten köpeğinizi ne dövün ne dövdürünİnsan olduğunuzu anla***** size itaat etsin(kuş kaldıran köpeklere ince saçma atanlar anlar)
(6)-40 yaşını geçmiş insanlara et muzur muş avcılara ise fayda verirmişAvcı olmayanlarla aradaki farka bakın
(7)- Kuş tüyünü biriktirinYaşlılığınızda çok güzel bir kuştüyü yatağınız olsun
(8)-Avcı Mütevazi olmalı Bilene ,bilmeyene aşağıdan bakmalı ki;yüksekliğimiz görünsün
(9)-Başkasının önünden kalkan ve başkasının köpeği önünde bir ava atma Bu onun elinden bir şey kapmak gibidir Eğer atıp vurursan avı ona ver karşılığında fişeğini alabilirsin(BUNU HANGİ ESKİ AVCIYA YAPARSAN ÇOK GÜZEL DOSTLUKLAR KURARSIN ZATEN EĞER MİSAFİRSEN BUNU KABUL ETMEZ)
(10)-Bir misafir avcının yanında vurduğun avı çantana koyma ona ikram etUnutma ki onun sana şehirde yapabileceği mukabele seninkinden çok daha kıymetlidir
(11)-Av silahı vurmak içindir atmak için değilBu yüzden vuramıyacağınız mesafeden ava ateş etmeyinYa vuramazsınız veya yaralanmasına sebep olursunuz
(12)-Bir ava arkadaşınızla aynı anda ateş ederseniz sakın avı almaya kalkmayınOnun Vurmuş olabileceğini düşünün
(13)-Silahınızla kimsenin izinsiz oynamasına izin vermeyinSizde izinsiz bakmayın
(14)-Kimseden ödünç fişek almayın ve vermeyinHerkesin tüfeği farklı dolular atar
(15)-100 av vurulmasına acımayın yokluğu bir senedir, fakat bir ağaçtaki kurşuna acıyın çünkü onu seneler yetiştirir
(16)-HİÇBİR ZAMAN VURULAN BİR HAYVANI TEKMELEMEYİNÖLÜ BİR DOMUZ BİLE OLSA ÜZERİNE AYAKLA BASIP FOTOĞRAF ÇEKTİRMEYİNUNUTMAYIN Kİ DOĞADA O SİZDEN ÇOK DAHA ÜSTÜNDÜRBU DOĞAYA KARŞI ÇOK BÜYÜK BİR SAYGISIZLIKTIR
(17)-Bir başkasının maruz kaldığı tehlikeyi önleyino da sizinkini önlesin(Cesur olan arkadaşın elindeki silahtan daha kıymetlidirSilah kusur yapar lakin sadık bir dost yapmaz)
(18)-Özellikle büyük hayvan avında başka bir ava (tavşan,keklik gibi) silah atmak doğru değildir
(19)-Zenginlere hediye,fukaralara sadaka vermeyi ihmal etmeyin ki bir gün fakirin bile lütfuna ihtiyacınız olabilir
(20)Vurduğunuz bir ava acıyacağınız tutarsa onu ne siz yiyin nede çocuklarınıza yedirinOnu fakir veya bir aça verin ki vicdanınızda olacak huzur kalbinizdeki ıstırabı dindirsin
(21)-Önce köpeğini doyur sonra kendiniKendi kendini doyuran köpek artık senin değil kendinin olur
(22)-Av grubundurKuş avlarında hisseler ayrı veya ortak olurBüyük avlarda eğer deri avcılığı ise avların derilerinin paraları ya av yapılan köye kalır veya katılımcılara göre pay edilir
(23)-Et avlarında ise kalabalık eğer av ufaksa grupla beraber yenilireğer 2 kişi iseler yarı yarıya olur; ama avı vuran fazladan derlerini baş ve iç organları da alır 3 kişi iseler avı vuran baş,deri but ve işkembeyi alırDiğer hisse ikiye bölünür
(24)-Kalabalık büyük eti yenen hayvanların taksimi ise av kişi sayısına göre bölünür Herkes sıra ile arkasını dönerek bir hak kabul ederYalnız büyük av hayvanlarında taksimde kopoylar''da bir kişi kabul edilip onun hakkı köpeğin sahibine verilir
Köpeğinizin takip ettiği bir ava başkası silah atarsa av yine sizindirVe vurana ya avdan bir parça verilir veya 5-6 fişek verilir(Bune yapan avcı kaldımı bilemem)
(25)-Büyük ava acemi köpek ***ürülmez Çok ayıptır
(26)-Alabalık avına giderken yanınızda saf zeytinyağı bulundurunTuttuğunuz bir balığı bu yağın içine atın15-20 gün sonra ağrıyan yerlerinize çok iyi gelecek bir ilaç yapmış olursunuz
(27)-Tavşan vurduğunuz zaman böbrek bölgesinden çıkan yağı saklayınÖzellikle dolama ve vücuda batan dikenlerin çıkarılmasında çok faydalıyaraya bolca sürün ve bir bezle örtün2-3 günde dolama ise patlatır,diken ise çıkartır
(28)-Özellkle tavşan avının kapanmasına yakın üreme mevsimi olabileceğinden ; bu mevsimde köpeğin önünden kalkan tavşan muhtemelen erkektirAma büyük bir olasılıkla 2 Bir tavşan da o bolgededirGenelde bu gibi durumlarda ilk avdan sonra o bölgeyi terkedip avlanmayım
(29)-Büyük avlarda tavşan hariç sigara içilmezSadece sarpçılar yangına dikkat ederek içebilir(DOMUZ AVINDA İSE KESİNLİKLE) İçilmez…
(30)-Yanlız basınıza ava gitmeyin yanlız avlanmayı seviyorsanız gittiginiz bolgeyi bir dostunuza veya ailenize bildirin Heber vermediginiz bolgede ava cıkmayın (bunun ne anlma gedigini anlamıssınızdır)

Avlanırkan Nelere Dikkat etmeliyiz?

1- Kesinlikle dolu tufegi arkadasını dogrultma
2- Takip esnasında tufegin emniyetini kapa elin cabuksa namluda fişek tutma
3- Tufegini kimseye verme bilmedigin tufegi kurcalama
4- Av surerken cevrede neler olup bitginden kimin nerde oldugundan emin ol oyle tetige bas
5- Kus kaldran köpoge sacma atma
6- Tehcizatini duzenli ve tertipli taşı bot bagı av askısı tufek askısı gibi tasıyıcıların saga sola takılması avlanırken sorun cıkartır
7- av bıcagının yanı sıra mutlaka cakı taşı ve av bıcagının kılıfından emin ol kılıfsız av bıcagı tasıma
8- Takip avında asla sigara icilmez ormanlar bu sekilde bilincsiz avcılar yuzunden yanabiliyor
9- İlk yardım cantasını mutlka yanına al almadıysan avlnama derim
10- Bilmedigin yabancı meyve mantar ve ot yeme emin degilsende yeme
11- Atesi guvenli yak söndürdükten sonra tamamen sogutmadan kamp yerini terk etme
12- Tanımadıgın biriyle karsılstıgında göz göze geldiginde selam ver tebesum et
13- Asla sarhoş olup ava cıkma yada av alanında alkol alma bu avcılıgın kitabında yoktur
14- Tetige basarken ayagını yere saglam bas iyi nişan almadıysan ates etme muslumansan besmele cek
15- Avdan dönerken tüfegine doldur boşalt yap emniyete al eve dondugunde bakımını yap ihmal etme

Ahlâk dediğimizde genel olarak, insanları gerek birbirleri ile gerekse yaşadıkları toplumun içinde ön plana çıkaran değerler karşısında, günlük davranışlarını yönlendiren örf, adet ve geleneklerin yanı sıra; normların ve kuralların oluşturulduğu, özü tarihsel gelişim sürecinden süzülerek gelen toplumsal bilinç biçimi anlaşılır. Ahlâk değerlerini, normlarını, insanların görüş ve düşüncelerini, tarihsel süreç içinde derinlemesine inceleyerek, nesnel gerekçelere dayandırmak sureti ile uyum içinde geliştirme görevini üstlenen felsefe bölümü ise, etiktir.

Eski Yunanca etos sözcüğünden kaynaklanan etika kavramını ilk defa Aristotales kullanmıştır. Aristotales, tarihte ilk kez ahlâk sorununu ayrıntıları ile incelemiş ve bunu bir bölüm olarak sistemleştirmiştir. Etos sözcüğü, bir kişiden çok bir grubun davranışlarını, birlikte yaşayan, çalışan insanların birlikte geliştirdikleri alışkanlıkları, ilişkileri, davranış biçimlerini belirtmektedir. Ahlâk ve etik kelimelerinin yukarıda çok kısa da olsa anlatılmaya çalışılan anlamları, avcılık eylemi ile çok sıkı bir ilişki içindedir. Hatta etos sözcüğü grubun davranış biçimlerini kapsıyor ve sorguluyorsa, avcılık fenomeninin mihenk taşı olduğu bile söylenebilir.

Düzenli bir avcılığın kabul edilebilirliğinin olmazsa olmaz şartlarından biri de, kendi içinde örgütlenmiş, bireylerini yasalar içinde kontrol edebilen, il bazında temsil yeteneğine sahip derneklerin varlığından geçer. Bu oluşumlar, farklı coğrafi bölgelerde ve farklı sosyal gruplardan meydana gelse de, hepsinin ortak olarak sergilemek zorunda oldukları payda, yükselen ahlâki değerler olmalıdır. Avcıların, içinde yaşadıkları toplumun değer yargılarını zedelemekten uzak durmaları, yüksek ahlâki değerleri savunmaları, zorunlu olarak sergilemeleri gereken davranış biçimleridir. Sağduyu sahibi avcı, bu değerleri toplumun kabul ettiği asgari normların üzerine çıkartmakla yükümlü olmalıdır. Çünkü ilgi alanı olan doğa, hassas olmaktan öte bir cam fanus kadar ince ve kırılgandır. Tabi birey gelişimleride bir o kadar önemlidir. Ne kadar önlem alınırsa alınsın avcı kişinin niyeti kötü ise o kötülüğü illaki dışarı vuracaktır.

Bilindiği üzere ahlâk, tarihsel olarak sürekli değişim halindedir. Yükselen değerler yönünde gelişme göstermesi halinde değişmeyen ahlâk ilkesi yoktur. Ispartalıların özürlü doğan çocuklara uyguladığı davranış biçiminin, o devrin ahlâk değerleri ile bire bir kucaklaşmasını, içinde yaşadığımız topluma kabul ettirebilir misiniz ? İşte bu aşamada etik devreye girerek bu davranışın salt iyi veya kötü olduğunu değil olayın köklerini irdelemek, nedenlerini araştırmak, bunların taraflılığını, sınıfsal yanlarını gün ışığına çıkarmak için çaba sarf eder. Bir anlamda topluma ışık tutarak insanların ahlâksal yönden yücelmelerine destek verir.

Toplum bilincinin yeterince oluşmadığı koşullarda, sınırları göreceli kavramlar üzerine belirlenmiş toplumsal yargılar başta olmak üzere, yaşamı düzenlemek için yasama organları tarafından çıkartılmış kanunlar bile, son derece hassas bir denge üzerine kurulmuş ekosisteme istemeden de olsa tecavüz edebilmektedir. Eylemini ekosistem içinde yürütme zorunluluğu olan avcı bu olumsuz koşullardan cesaret almayacak, bunun tam aksine bu kötü gidişi önleme yolunda çaba sarf edecektir. Yani, ahlâk sahibi bir avcı kanunlar uygun görse de, o avcıya has duygu ile kanun ile doğa koşullarının her zaman birbiri ile uyum içinde olamayacağını düşünerek hakkından feragat etmeyi bilecektir. Avcı ahlâkından, avlanma etiğinden bu anlaşılmalıdır. Avcı, kendisine yüklenmeye çalışılan preditör sıfatı yerine, regülatör kimliğinin gereklerini yerine getirmeli ve bu tavrın tüm avcı toplumu için ortak payda oluşturması yolunda çaba sarf etmelidir. İşin özü avcı ava çıktığında karşısına çıkan avı her zaman vurmak zorunda değildir. Şartlara bağlı olarak karşısındaki canlının gitmesine de izin verebilecek boyutta bir yüreğe sahip olmalıdır.

Etik, yaşam pratiğinin dayattığı kurallar bütünüdür. İlkçağdan bu yana etik üzerine çeşitli fikirler ortaya atılmış, farklı anlayışlar egemen olmuştur. Toplumdan topluma hatta aynı toplum içinde farklı zamanlarda etik büyük değişimler gösterebilir. Dinin, siyasal yapının ve ekonomik ilişkiler düzleminin doğrudan etkili olduğu bir alandır etik. Çoğunlukla ahlâkla aynı anlamda kullanılmakla beraber, etik; ahlâkı da içine alan daha büyük bir alanın kapsayıcısıdır.

Nerede bir insan varsa orada bir eylem vardır. Eylemi tanımlamak ve insanlık onuruna yakışır hale getirmek, eylemi kapsamlı bir etik anlayışıyla sarıp sarmalamakla mümkündür. Etik, yaşam pratiğinin öğrettiği ve dayattığı bir kurallar bütünüdür. Varolduğu andan itibaren avlanan insan bu uzun macera sırasında çok şey öğrenmiş ve bu bilgiler doğrultusunda yazılı olmayan bir avlanma etiği oluşturmuştur. Yıllar geçtikçe belki bu etiğin kaideleri değişecektir ama değişmeyecek olan tek kaide, yaşama saygıdır. Bizim olduğu kadar avladığımız hayvanların da yaşam hakkı vardır. Bu hiç bir zaman unutulmamalı.

“Daha fazlasını ele geçirme arzusu, beraberinde daha çok mutluluk getirmez.”
Avcı, bu düzenleyici anlamına gelen regülatör sıfatını sadece avlanma fiili sırasında kullanmamalı, yaban hayatının içine çeşitli dönemlerde bizzat olumlu katkılarla müdahale ederek kendisinin de dahil olduğu o muhteşem sisteme faydalı olmaya çalışmalıdır. Avcı, canlarını insanlara emanet eden her türlü canlının yaşama hakkına saygı göstermelidir. Bir taraftan onların yaşam ortamlarının iyileştirilmesine faydalı olacak tutumlar sergilerken, bir diğer yandan da bilinçli bir avcı toplumu oluşması için elinden gelen tüm katkıyı ortaya koymalıdır.

Bizler yaşadığımız dünyanın, bu evrenin çok küçük boyutlu, ama önemli bir parçasıyız. Varlığımızın devamı, bizi barındıran ekolojik sistemin varlığı ile bire bir ilintilidir. Eğer varlığımızı çok daha iyi koşullarda sürdürmek istiyorsak, eğer bu dünyanın bize sağladığı nimetleri gelecek kuşaklara çoğaltarak devretmek istiyorsak, hatta, buna zorunlu olduğumuzu kabul ediyorsak, her şeyden daha mükemmel olan doğanın kanunlarına saygı gösterelim. Bu bağlamda tabiatın acımasız felaketlerinin bile bir sebep-sonuç ilişkisi içinde meydana geldiği gözden ırak tutulmamalıdır. Kişisel tatmini ön plâna alarak sağlanmaya çalışılan maksimum fayda, veya maksimumum haz, beraberinde maksimum sömürüyü; dolayısıyla hızlı bir tükenişi de beraberinde getirir. Mevcut yasalar, doğanın hızla değişen koşulları karşısında yetersiz kalmaktadır.

Özellikle tabiat şartlarına karşı çok duyarlı olan yaban hayvanlarının durumu bu konumdan en çok zarar görenlerdir. İşte bunun için ;

• Acımasız bireyler yerine, sorumluluğunun idraki içinde olan avcılara,
• Merhametsiz bir avcı kimliği yerine, şefkatli bir avcıya,
• Acımasız bir asalak yerine sağduyulu, yapıcı ve doğayı koruyucu bir bireye,
• Kanunlara karşı çıkmayı marifet sayan bir kimlik taşımak yerine, arzu ve gereksinmelerini yasaların kendisine tanıdığı haklar çerçevesi içinde kullanan bir avcıya,
• Sistemin aksaklıklarından faydalanan oportünist bir avcı olmak yerine, sağduyu sahibi bir avcıya,
• Yerel göstergelerin veya yükselen değerlerin yerine, tüm dünyanın ve tüm zamanların kabul ettiği evrensel değerleri kendisine ilke edinmiş bilinçli avcılara şimdi, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Özetle; yüksek ahlâki değerler taşıyabilmek ve insana özgü genetik mirasımız olan avcılığı evrensel değerlerle bezenmiş olarak gelecek kuşaklara aktarabilmek, “sürdürülebilir avcılığı temin maksadıyla her alanda sürekli eğitimi” gündemde tutmak, ana hedefimiz olmalıdır. Şu hiç bir zaman unutulmamalı. Günümüzde ormanlarımızı ve doğal yaşamı daha fazla korumaya ihtiyaç var. Av alanları ve orman alanları her geçen gün azalıyor. Ava çıktığımız zaman bunu bir spor olarak görüp av türlerini ve sahamızı ona göre belirlemeliyiz. Ava çıktığımız zaman illaki bir hayvan vuracağız diye bir şey yok. Yürüyüş yapıp geri dönmeyi de olumlu karşılamalıyız. Doğada av hayvanları o kadar çok azaldı ki artık neredeyse nesilleri tükenecek. Bu konuda çok dikkatli ve özverili olmalıyız.

SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
MARKA TESCİL BELGEMİZ



&k101&
SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
Aktif Ziyaretçi : 6
Bugün Tekil: 69
Bugün Çoğul: 3574
Toplam Tekil: 85791
Toplam Çoğul: 362845
Toplam Haber : 0
Personel Sayısı : 16
Dernek Üye Say. : 0
SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
Sisav Doğa Sporları Dernek Üye Kayıt Formu İçin Tıklayınız

4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu İçin Tıklayınız

5253 Sayılı Dernekler Kanunu İçin Tıklayınız

6136 Sayılı Ateşli Silahlar Kanunu İçin Tıklayınız

2016 - 2020 Su Ürünleri Sirküleri İçin Tıklayınız

Kara Avı Video Galerisi İçin Tıklayınız

Balık Avı Video Galerisi İçin Tıklayınız
 
SİSAV DOĞA SPORLARI DERNEĞİ